| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
 
Jun
06
    

Altın Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

1- Takı olarak altın alırken TSE belgesi aramalısınız.

2- Alacağınız altının üzerindeki ayarına, imalatçı firmanın veya kuyumcunun patent damgasına bakınız.

3- Aldığınız altının mutlaka faturasını alınız.

4- Altın satın alırken, altının gram olarak ağırlığını, gram fiyatını ve gram işçiliğini öğreniniz. Gerekirse yapılan hesabı birde siz kontrol ederek sağlamasını yapınız.

5- Aldığınız altına ne kadar işçilik ödediğinizi öğrendiğinizde, ileride satmak durumunda kaldığınızda hangi oranda fiyat düşüleceğini bilirsiniz.

6- Takı şeklindeki altınlarda takının modeline göre işçiliği değişiktir. Genelde en basit altın takının işçiliği, 24 ayar altının gram fiyatının ¼’ ü kadar, en özel takının işçiliği ise 24 ayar altının gram fiyatına eşit olur.

7- Tasarruf amaçlı altın almak istiyorsanız, Cumhuriyet Altınlarını veya işçiliği az olan 22 ayar bilezik şeklindeki altınları tercih ediniz.

8- Altını tanıdığınız ve güven duyduğunuz kuyumcudan alınız.

9- Cumhuriyet Altını alırken de; altının baskısının net olmasına, eğer kulpsuz ise, renginin kızıla yakın olmasına dikkat ediniz. Kulplu olan veya kulplu iken kulpu daha sonra çıkartılan altınlar, kulpsuz altına göre daha sarıya bakan renkte olur. Cumhuriyet altınlarının ziynet (fantezi) olanlarının çeyrek ve yarım boyutta olanları hediye amaçlı alındığında, piyasada taklit baskılarına da rastlanmaktadır. Bu nedenle, bu tür altınları alırken, yine net olmasına gramlarının ( çeyrek altının ağırlığı 1,75 gram, yarım altının ağırlığı 3,50 gram ve daha büyükleri çeyrek altının katları şeklindedir) tam olmasına dikkat ediniz.
Cumhuriyet Altınlarının tarihinin yeni veya eski olması psikolojik bir konudur. Gramları tam olması koşuluyla eski tarihli altın almanın bir sakıncası olmaz. Siz altını geri satmanız durumunda kuyumcu eski ve yeni altınları aynı fiyatla geri alır.

10- Osmanlı Altınlarını ( son altı padişahın altınlarının alım satımı serbesttir. Sultan Aziz, Sultan Mecid, Sultan Murad, Sultan Hamid, Sulan Reşat, Sultan Vahid) alırken daha dikkatli olmanız gerekir. Bu altınlar en az 80-100 yıl öncesinde tedavüle çıktıklarından günümüze kadar çoğu kulplu halde bulunur. Bu nedenle kulpsuz olanları daha değerlidir. Kulplu altınları alırken gramının tam olmasına, kenar çizgilerinin net olmasına, yeniden kenar açılmamış olmasına ön ve arka yüzünün net ve yıpranmamış olmasına dikkat etmeniz gerekecektir.
Kulpsuz olan Osmanlı Altınlarını alırken de; yine ön, arka yüzünün net olmasına kenar çizgilerinin net olmasına ve kulplu iken kulpunun çıkartılarak kulpsuz hale getirilmemiş olmasına dikkat etmelisiniz. Ama bütün bunlara rağmen, mutlaka tanıdığınız ve güven duyduğunuz kuyumcu ve sarraftan altın almalısınız. Bu sektörde güven ön planda gelir.

11- Sultan Reşat Altınları, halkımız tarafından daha çok tutulduğundan geçmiş yıllarda taklitleri o derece fazla yapılmıştır. Bu nedenle Osmanlı Altınlarından Sultan Reşat altını alırken daha titiz olmalısınız.



 
Jun
06
    

sari_altinSarı Altın

Sarı altın, altının en yaygın rengini taşır ve genellikle gümüş ve bakır ile alaşımları yapılır.  Alaşımın rengi, içerdiği altına bağlı olarak değişir.
Herhangi bir alaşımdaki altın miktarı (saflığı) karat (k ya da kt) olarak ifade edilir. Saf altın 24 karat (100% altın) olup kuyumcukta kullanılamayacak kadar yumuşaktır. En çok bilinen altın alaşımlarından bazıları şunlardır.

18kt (%75 altın ve %25 diğer metaller) - ince kuyumculukta kullanılır.

14kt (%58,3 altın) - en çok mukavemetin önemli olduğu mücevherlerde tercih edilir. Mücevher satın alırken, parçanın arkasında yazıl karat işaretine ya da “k” yazan yere bakmayı unutmayın.

 

 

 

 

beyaz_altin Beyaz Altın

Beyaz altın, renk olarak sarı altından daha hızlı bir biçimde popüler hale gelmektedir.  14 kt’ lık beyaz altınlar, fiyat etiketlerinin tersine görünüş olarak platine benzediklerinden en çok rağbet edilenleridir.

Beyaz altın, sarı altınla aynı özelliklere sahip olsa da, sarı altından farklı olarak alaşımında nikel, çinko, gümüş ve paladyum gibi beyaz renk veren metaller kullanılmaktadır. Beyaz altın son derece yansıtıcıdır ve rengi asla solmaz…  18kt’ lık beyaz altında %75 oranında altın bulunduğundan ve 14kt’ lık beyaz altın ise %58,3 oranında altın içerdiğinden, bu iki metalden yapılacak mücevherler hafifçe sarı bir renge sahip olabilecektir.  Beyazlığı arttırmak için, hemen hemen bütün beyaz altınlar platin ailesine mensup son derece sert, beyaz ve parlak bir metal olan rodyumla kaplanırlar. Zamanla, olağan aşınma etkisiyle bu rodyum kaplama aşınmaya uğrayabilir.

Beyaz altınlar, gerektiğinde basit bir yöntemle yeniden kaplanarak eski beyazlıklarına ve parlaklıklarına kavuşturulabilirler. Beyaz altın, D - I sınıfı son derece beyaz elmasların parlaklığını ve ışıltısını büyük ölçüde arttırdığı için bu elmaslar için mükemmel bir çerçeve malzemesidir. Geçerli kuyumcu seçeneklerinden biri de “iki-tonlu” mücevherler olup bunlarda beyaz ve sarı altınlar yan yana kullanılır. Bu tasarım çarpıcı bir etki yaratmaktadır ve yüzük çerçevelerinde ve bileziklerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

 

yesil_altin Yeşil Altın

Bakır ve daha çok gümüş karıştırılarak elde ediliyor. Nadir görülen bu tondaki altını, modern tasarımcılar, isteğe bağlı olarak çok özel koleksiyonlannda ya da siparişlerde kullanıyorlar.

Yeşil altın yüzük parlaklığını çok çabuk kaybederek solar.

 



 
Jun
06
    

altin_bakimi Altınlarınızın temiz ve parlak görünmesini istiyorsanız, önerilerimizi okuyun.

Altın Bakım İster

Altın, oldukça gösterişli bir aksesuardır. Ama bir o kadar da özen ve bakım gerektirir Madem ki takmayı bu kadar çok seviyoruz, o zaman bakımına da özen göstereceğiz.

Kadınların altın tutkusu, neredeyse dünyayla eşit. Altın, insanlar değerli taşın varlığını anladıkları andan bu yana en görkemli hediye, en pahalı aksesuar ve en ulaşılmaz istek oldu. Ulaşılmaz, çünkü bir tane alınca hep yeni bir tane istedik. O da yetmedi. Hep daha fazlasını arzuladık. Bu durumdan şikayeti olanlar ise erkekler oldu. Sevinenler ise kadınlar.

Seviyorsak, Koruyacağız da…

Bir de şu var ki, insan doğası gereği birşeye sahip olunca değerini yitirir gözünde, işte bu durum altın takılar böyle. Hep en pahalısını almak isteriz. Alınca da 2-3 gün kullandıktan sonra sıkılıp bir kenara atarız. Çünkü gözümüze mutlaka yeni bir tane kestirmişizdir. Ama bu durum, ne kadınları altın takı istemekten alıkoyar. Ne de erkekleri onları satın almaktan. Kadınların güzelliğini ve kıyafetini tamamlama aracı olarak görülen takılar, hiçbir zaman değerini yitirmez. Madem bu kadar revaçta, kuyumcu vitrinlerindeki takıların bir an önce boynumuzu, kulağımızı ve elimizi süslemesini istiyoruz, o zaman bakımına ve korunmasına da büyük bir özen göstermek gerekiyor.

Nelere dikkat etmeli?

Takılarınızı, evde rutubetsiz bir yerde özenle muhafaza edin.

Yüzerken takılarınızı çıkartın. Çünkü kaybolma riskinin yanında, klor ve tuz etkisiyle parlaklığı da etkilenir.

Ellerinizi kullanarak yemek ve pasta türü yiyecekler yaparken de takılarınızı takmayın. Çünkü sürtünme ve diğer temaslar, görüntüsüne zarar verebilir.

Günlük ev işlerinizi yaparken de altın takılarınızı çıkartmalısınız. Çünkü deterjan ve leke çıkartıcı maddeler, takıların parlaklığını etkiler.

Altın takıları, çıkarttıktan sonra mutlaka mücevher kutularında koruyun.

Altın takıların temizliği nasıl yapılır?

Bir litre suya 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave edin. Temizlemek istediğiniz altın eşyalarınızı bu karışımın içinde yarım saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla çalkalayın ve bir deri parçasıyla temizleyin.

Takılarınızı evde sabunlu ve sıcak suda 15-20 dakika bekletin. Sonra yumuşak, tüylü bir diş fırçası ile takının içini dışını dikkatle fırçalayın. Bu aşamada suya herhangi bir madde ilave etmeyin. Daha sonra takıyı, temiz su ile çok iyi durulayın ki, sabun artığı kalmasın. Durulama işleminden sonra temiz bir bezle kurulayıp, kullanabilirsiniz.



 
Jun
06
    
Symbian | 06 Haziran 2008 11:31 | 0 fav | etiket: , , ,  

Bizde altının saflığını gösterme ölçüsü olarak genellikle ‘ayar‘ kelimesi kullanılır, ama uluslararası piyasada kullanılan kelime ‘kırat‘tır. ‘Kırat‘ hem altının, hem de elmas ve diğer kıymetli taşların ölçümünde kullanılan bir birimdir. Elmas ve değerli taşları ölçmede kullanılan ‘kırat‘ın bir birimi 200 miligrama (0,200 gram) eşittir. Yani 20 gramlık bir elmasınız varsa, bu 100 kıratlık bir elmastır. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üzerindedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 3.106 kıratlık ‘Culli-an‘dır. Bundan 530 ve 517 kıratlık iki büyük ve 100 küçük elmas işlenmiştir.

Altında kullanılan ‘kırat‘ veya ‘ayar‘ ise altının saflığını gösterir. 24 kırat (ayar) altın, içinde karışık başka bir metal olmayan yüzde yüz saf altındır. Tamamen saf altın çok yumuşak olduğundan genellikle bakır veya gümüş ile karıştırılır. Her bir kırat (ayar) altının tümünün 24′ de biridir. Örneğin bir bileziğin 24′ de 18′ i altın, 24′ de 6′ sı da gümüşten yapılmışsa, o bilezik 18 kırat (ayar) altındır.

Altını ölçmede kullanılan bu komik sistem, yaklaşık bin yıl evvelki Almanların Mark isimli bir altın parasından kaynaklanmaktadır. Tamamen saf altından yapılan bu para 4,8 gramdı ve elmas ölçü biriminde ağırlığına göre 24 kırat ediyordu. Sonradan içine başka maddeler karıştırıldıkça içindeki altın miktarına bağlı olarak kırat ölçüsü düşürüldü.



 
Jun
06
    

Bugüne kadar yeryüzünden çıkarılan bütün altının yarıdan fazlası hükümetlerin ve merkez bankalarının elindedir. Gerek her ülkede kağıt para emisyonunun güvencesi olarak, gerek milletlerarası bir ödeme aracı olarak eskiden beri büyük önem taşıyan altın, metalle çalışan zanaatçıların gözünde de değerini korumaktadır. Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır.

Altın, binlerce yıldır, uygarlıkların sosyal ve ekonomik dokusunda önemli bir rol oynamıştır. Altın eşsiz bir özellikler kombinasyonu sunar. Bu özellikler onu, birçok ekonomik, endüstriyel ve tıbbi uygulamalarda yaşamsal önemi olan bir materyal yapmıştır. Bu özellikler;

- Para
- Aşınmaya karşı direnç
- Elektrik iletkenliği
- Kolay işlenebilirlik
- Kızılötesi (ısı) yansıtması
- Termik iletkenlik

Para
Altın, ilk kez MÖ 1091’ de Çin’ de, ipeğe alternatif bir değişim aracı olarak yasallaştırıldı. Altın, hala evrensel bir değişim aracı olarak kabul edilir.
Dünyanın her yerinde milyonlarca insan, altını, enflasyona karşı bir engel, ekonomik ve politik dalgalanmalar esnasında basit ve güvenilir bir yatırım aracı olarak kullanmaya devam etmektedirler.

Aşınmaya Karşı Direnç
Altın, metallerin içinde en tepkimesiz olanıdır. Doğal ve endüstriyel çevre için tehlikesizdir. Altın, hiçbir zaman oksijenle (elementlerin en aktif olanlarından biridir) tepkimeye girmez. Bu onun patlamayacağını yada kararmayacağını gösterir.

Elektrik İletkenliği
Altın, tüm metallerin içinde elektriği en iyi ileten metaldir. Yüklenmiş partiküller elektrik akımı vasıtasıyla akarken, iletken metaller akımın engelsiz bir şekilde geçmesine olanak verir. Altın -55 °C’ den +200°C’ ye kadar çeşitlilik gösteren ısılarda çok küçük elektrik akımlarını bile iletebilme özelliğine sahiptir.

Kolay İşlenebilirlik
Altın, tüm metallerin içinde en kolay şekillenebilir olanıdır. Kırılmadan çok ince teller haline getirilebilir. Sonuç olarak, tek bir ons altın 5 millik çok ince bir tel haline getirilebilir. Altın olağanüstü ince tabakalar halinde genişletilebilir veya şekillendirilebilir. 1 ons altın yaklaşık 10 metrekarelik bir tabaka haline dönüştürülebilir.

Kızılötesi Işınları Yansıtması
Altın, kızılötesi enerjiyi en çok yansıtan, ışığı en az emen materyaldir. Saf altın kızılötesi ışınların %99’ unu yansıtır.

Termik İletkenlik
Altın, aynı zamanda termik enerji ve ısı için mükemmel bir iletkendir. Örneğin %35 altın içeren bir alaşım, ısının 3300 dereceye ulaşabildiği, uzay mekiklerinin ana motorlarının enjektörlerinde kullanılır. Altın alaşımı yüksek ısılara karşı koruma sağlayan en dayanıklı ve uzun ömürlü materyaldir..



 
Jun
06
    

Altın Bileşikleri ve Alaşımları

Atom numarası: 79
Simge: Au
Kütle numarası: 196.967
Kaynama Noktası (C): 2970
Erime Noktası (C): 1063
Yoğunluk: 19.3
Buharlaşma Isısı: 81.8
Kaynaşma (Füzyon) Isısı: 3.03
Elektriksel iletkenlik: .42
Isıl iletkenlik: .71
Özgül Isı Kapasitesi: 0.031

Altının Bulunuşu

Altın, dünyanın geniş bir bölümünde düşük konsantrasyonlarda bulunur. Yer küresinin tahminen 0,001 ppm (milyonda bir)ini teşkil eder. Kalaverit (Au2Te4), silvanit (Au2Ag2Te6) ve krennerit (Au8Te6) mineralleri olduğu gibi bakır ve kurşun minerallerinde de eser miktarları bulunabilir. Volkanik kuvarsların içinde, akarsuların kumlu yataklarında toz ve külçe halinde bulunur.

Altın Bileşileri

Altın bileşiklerinde +1 ve +3 değerlikli halde bulunur. Bütün bileşiklerinden kolayca metalik hale indirgenebilir. Altının, AuCl, Au2S, AuCN gibi +1 değerlikli bileşikleri sulu çözeltilerde kararsız olup, +3 değere yükseltgenir veya metalik hale indirgenir. Bununla beraber sodyum ve potasyum siyanür ile verdiği kompleks tuzlarının sulu çözeltileri hazırlanabilir ve endüstride özellikle kaplamacılıkta kullanılır.

Organik tuzları da bilinmekte olup kararsızdırlar. Altının +3 değerlikli bileşikleri genellikle kararlıdır. AuCl3 su, alkol ve eterde çözünür, fotoğrafçılıkta ve kaplamada kullanılır. AuBr3 alkol ve eterde çözünür. Bazı kimyasal analizlerde kullanılır. Altın hidroksit, Au(OH)3, ışığa karşı hassas kahverengi bir tozdur. Suda çözünmez, hidroklorik asit ve diğer asitlerde çözünür. Yaldız yapımı ve kaplamacılıkta kullanılır.

Altının organik bileşikleri genellikle dialkil tuzlarıdır. Bu tuzlar R2AuX şeklindedir. Burada R organik molekül X ise halojen, kükürt, azot veya oksijendir.

Altın Alaşımları

Altının bazı özelliklerini (kullanış gayesine göre) değiştirmek için çeşitli alaşımları yapılır.

Altın-Gümüş Alaşımları : % 75 altın, % 25 gümüş alaşımı yeşil renkte olup mücevher yapımında kullanılır. % 40 altın % 60 gümüş alaşımı beyaz renkte ve serttir.

Altın-Nikel Alaşımı : Mücevher yapımında kullanılan beyaz altının esasını teşkil eder. Bu alaşımda % 80 altın, % 16 nikel, % 3 çinko ve % 1 bakır kullanılır.

Altın-Bakır Alaşımı : Para basımında yaygın olarak kullanılır. Kolayca işlenebilir.

Altın-Palladyum Alaşımı : Kolayca işlenebilir. En fazla sertlik gösterenler % 60-65 palladyum ihtiva edenlerdir. Düşük sıcaklıklardaki yüksek direnci sebebiyle potansiyometre yapımında kullanılır.

Altın Ayarı : Altının kimyadaki saflığı “yüzde” ile, mücevhercilikteki saflığı ise “karat” veya “ayar” terimleriyle ifade edilir. Buna göre 24 ayar (veya karat) altın % 100 saf altını, 22 ayar ise % 91, 6 saf altını ifade etmektedir. 22 ayar altının % 8,4’ü diğer metaller ile tamamlanmıştır. Altına gümüşün ilavesi yeşilimsi, nikel ve platinin ilavesi beyaz, çinkonun ilavesi sarı ve bakır ilavesi de bakır miktarına göre sarıdan kırmızıya kadar değişen renkler kazandırır.

Altın İşi : Altından yapılan heykel, kap, kacak, mücevher süsleme ve paraların hepsine verilen isimdir. Altın metallerin en yumuşağı ve en kolay biçimlendirilebilenidir. 10 gr altın dövülerek 11 m2’ lik ince bir levha veya çekilerek 570 m uzunluğunda ince bir tel elde edilebilir. En rahat çalışılabilen metal olarak kalemle işlenerek, kakılarak, dövülerek, oyularak, kabartılarak, dökülerek varak haline getirilip ahşap, metal, deri ve parşömen gibi başka eşyaları kaplamada da kullanılmıştır.

Altın Suyu : Kral suyu olarak da bilinir. Hacimce bir birim derişik nitrik asit ile üç birim derişik hidroklorik asitten oluşan karışımdan meydana gelir. Bu karışım altını çözebildiğinden altın suyu adı verilmiştir.

Altın suyu (veya kral suyu), kimyasal çözme işlemlerinde bazı demir cevherlerini, fosfatlı kayaçları, curufları, nikel-krom alaşımlarını, antimonu, selenyumu ve civa, arsenik, kurşun ve kobalt sülfürleri, çözünürlüğü az olan sülfürleri çözmek için kullanılır.



 
Jun
06
    
altin_tarihi

Tarihte bilinen kayıtlara göre Mısır hükümdarları zamanında M.Ö. 3200 yıllarında, altın darphanelerde eşit boyda çubuklar halinde çekilerek para olarak kullanıldı. Au Latince Aurum kelimesinden gelmektedir.

Peru’ da M.Ö. 2000 yılına ait altın ziynet eşyaları kalıntılarına rastlanmış olup, Amerika kıtasındaki Aztekler ve İnkalar’ ın da altına tutkun oldukları bilinmektedir.

Altına önem veren eski medeniyetler arasında; Yunanlıları, İranlıları, Makedonyalıları, Asurileri, Sümerler ve Lidyalıları saymak yerinde olur.

M.Ö. 550 yıllarında Lidya Kralı Krezos, altını para olarak (sikke) bastırmış ve altının para olarak basılması ile de ticaret artmıştır. Şehirler zenginleşmiş ve dünya yeni bir refah devresine girmiştir.

Türk boylarında İskit ve Sormatların (M.Ö. 1000) milli kahramanları konu alan altın toka yapımında ileri oldukları bilinmektedir. Dördüncü ve dokuzuncu yüzyıl aralarında ise altın kase, vazo işçiliğinde en güzel örnekleri vermişlerdir. Bu eserlerden bir kısmı New York, Morgan kolleksiyonunda teşhir edilmektedir. Türkler müslümanlığı kabul ettikten sonra altından eşya yapımını azaltmışlardır. Altın eşyayı sadece süs olarak kullanmışlardır.

Altın Tarihinde Önemli Dönemler

MÖ-4000 : Altın ilk kez orta ve doğu Avrupa’ nın bazı bölümlerinde kullanıldı.

MÖ-3000 : Mısırlılar altının diğer metallerle alaşımı ve yaprak şeklinde işlenmesi sanatında ustaydılar.

MÖ-1500 : Şekel (miskal)orta doğuda altının standart ölçü birimi olarak kullanıldı.

MÖ-1091 : Altın Çin’ de bir para birimi olarak yasallaştırıldı.

MÖ-58 : Jullius Caesar Gaul’ de (Fransa) Roma’ nın borçlarını ödemek için yüklü bir miktar altına el koydu.

MS-1100 : Venedik, batı ve doğu arasında ticaret yolları üzerinde olması dünyanın önde gelen altın pazarı olma pozisyonunu korudu.

MS-1511 : İspanya kralı Ferdinand kaşifleri ‘Altın getirin!’ emriyle, batı yarıküreye yolladı.

MS-1717 : Londra darphane amiri Isaac Newton altın fiyatlarını sabitledi bu iki yüzyıl sürdü.

MS-1787 : İlk Amerikan altın parası, Ephraim Brasher tarafından basıldı.

MS-1833 : Kuzey Carolina, ilk Birleşik Devletler altın hücumuna sahne oldu. Eyalet, 1828′ e kadar Phladelpia’ daki Birleşik Devletler darphanesinin tüm altın paralarının yapımına kaynak oldu.

MS-1848 : California altın hücumu, James Marshall’ı n Amerikan Sacremento nehirlerinin birleşiminde, John Sutter’ ın kereste fabrikasının yanındaki su yolunda ilk altın parçasını bulmasıyla başladı.

MS-1850 : California’ dan dönen Edward Hammog Hargraves bir hafta içinde Avusturalya’ da altın bulacağını tahmin etti ve oraya vardıktan bir hafta sonra Yeni Güney Galler’ de altın buldu.

MS-1886 : George Harison, Güney Afrika’ da ev yapmak için taşları kazarken altın buldu.

MS-1887 : Glasgow’ lu doktorlar Robert ve William Forrest ve kimyager John S. Mac Arthur siyanür kullanarak altın çıkartma patendi aldılar.

MS-1896 : İki altın arayıcı kuzey Kanada’ daki Klondike nehrinde balık avlarken altın buldu. Alaska Yucon bölgesinin güneyinde daha fazla altın bulunduğu söylentileri, 1898’ de 100 yılın son hücumu olan Alaska altın hücumu patlak verdi.

MS-1900 : Birleşik Devletler, para birimleri için altın standartlarını benimsedi.

MS-1903 : Engelhard derneği altını yüzeylere basmak için organik bir araç yaptılar önceleri dekorasyonda kullanılan araç daha sonra mikro devre baskı teknolojisinin esası haline geldi.

MS-1922 : Kral Tutancomo’ nun M.Ö. (1352) mezarı, yaklaşık 1200 kg’ lık tabutun ve yüzlerce altın objenin çıkarılabilmesi için açıldı.

MS-1927 : Fransa’ daki tıbbi araştırmalar, altının romatizma tedavisinde değerli bir madde olduğunu kanıtladı.

MS-1933 : Başkan Franklin D. Roosevelt altın ihracını yasakladı. Altının dolarla değişimini durdurdu. Amerikan halkına sahip oldukları tüm altınları teslim etmelerini söyledi ve altına günlük fiyatlar belirledi.

MS-1934 : Roosevelt, altın fiyatlarını ons başına 35 $ olarak sabitledi.

MS-1935 : Western Electric, AT&T telekomünikasyon ekipmanlarının şalterleri için, alaşım # 1’ i kullanıma sundu.(%69 altın,%25 gümüş,%6 platinyum)

MS-1947 : İlk transistor AT&T BELL laboratuarlarında kuruldu.

MS-1960 : Kızılötesi yansımaları maksimize etmek üzere altın kaplı aynalar kullanılmak suretiyle lazer icat edildi.

MS-1961 : Modern madencilik Nevada Carlin Trend’ de başladı. Bu Nevada’ yı ülkenin en büyük altın madencilik eyaleti yaptı.



 
Jun
06
    
altin

Altın, kimyada Au sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte metalik bir elementdir.. Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, tabiatta serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların ilk çağlardan beri ilgisini çekmiştir.

Altın Çeşitleri

Altının başka metallerle alışımlanarak sertlik derecesini arttırmaktadır. Bakır-altın; kırmızı altını, gümüş-altın; sarı altını, platin-altın; beyaz altını meydana getirir. Bu altın çeşitlerinden kombine yapılan bileşik ve kolyeler son senelerde tutulan mücevher çeşitleri olmuştur.